Almanya'dan İsrail'e Batı Şeria Tepkisi: Fiili İlhak Yolunda Atılmış Bir Adım

Almanya, İsrail'in Batı Şeria'ya yönelik son adımlarına sert tepki gösterdi. Alman Dışişleri Bakanlığı, bu gelişmelerin "fiili ilhak yolunda atılmış bir adım" niteliğinde olduğunu ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıkladı. Bu durum, bölgede gerilimi artırabilecek potansiyele sahip.

Almanya'nın Tepkisi ve Hukuki Vurguları

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Josef Hinterseher, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında, Almanya'nın Batı Şeria'daki gelişmelere karşı sürekli bir tepki sergilediğini hatırlattı. Hinterseher, "İsrail'in bu kararı Batı Şeria'daki Filistin halkı için geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilir. Batı Şeria'da İsrailli özel şahısların arazi satın almasına izin veren bu karar, bölgenin yönetimini kısmen İsrail sivil makamlarına devretmektedir. Tüm bunlar uluslararası hukuka aykırıdır." şeklinde konuştu.

İlhakın Teşvik Edilmesi

Hinterseher, İsrail'in Batı Şeria'daki fiili egemenliğinden bahsetmesinin, ilhakı teşvik eden bir durum olduğunu vurguladı. "İsrail kabine üyelerinin bu konuda zaman zaman açıklamalar yaptığını, Batı Şeria'da İsrail'in fiili egemenliğinden bahsettiklerini duyuyoruz. Bu, idarenin Batı Şeria'da genişletilmesi anlamına geliyor ve ilhakın teşvik edilmesinden başka bir şey değildir." ifadelerini kullandı.

Uluslararası Hukuk ve İşgal Durumu

Hinterseher, İsrail'in Batı Şeria'da işgal gücü olarak yerleşim yerleri inşa etmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu yineleyerek, belirli idari faaliyetlerin İsrail sivil makamlarına devredilmesinin işgalin geçici niteliğiyle çeliştiğini belirtti. Bu bağlamda, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) görüşüne de atıfta bulundu. UAD, işgalin mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesini talep ediyor.

Almanya'nın İki Devletli Çözüm Vurgusu

Alman hükümetinin yerleşim inşaatı konusundaki tutumu ise net. Hinterseher, "Batı Şeria, gelecekteki Filistin Devleti'nin ayrılmaz bir parçasıdır. Federal hükümet, bu temelde müzakere ile iki devletli bir çözüm için çalışmaya devam etmektedir." şeklinde açıklamalarda bulundu.

Diğer Yetkililerin Görüşleri

Kalkınma Bakanı Reem Alabali Radovan, İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki arazi haklarıyla ilgili aldığı son kararlar hakkında derin endişe duyduğunu belirtti. Radovan, bu önlemlerin Orta Doğu çatışmasının barışçıl ve kalıcı bir şekilde çözülmesinin önünü kesebileceğini ifade etti. Ayrıca, "Uluslararası hukuka aykırı arazi gaspı yoluyla Filistin halkını Batı Şeria'dan sürüyorlar." dedi.

İsrail Güvenlik Kabinesi'nin Kararları

İsrail güvenlik kabinesinin, 8 Şubat'ta Batı Şeria'da Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde İsrail'in denetim ve kontrol faaliyetlerini artıran bir dizi kararı onayladığı bildirildi. 1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre, Batı Şeria üç bölgeye ayrılmıştır: A Bölgesi, tamamen Filistin yönetiminde; B Bölgesi, Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolünde; C Bölgesi ise, tamamen İsrail kontrolündedir. C Bölgesi, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61'ini kapsamaktadır.

İsrail basınında yer alan haberlere göre, alınan bazı kararlar El Halil'deki mevcut düzenlemeleri de etkilemektedir. Harem-i İbrahim Camisi ve çevresindeki planlama ile inşaat yetkilerinin, 1997 El Halil Anlaşması'na aykırı bir şekilde belediyeden alınarak İsrail Sivil İdaresi'ne bağlı kurumlara devredilmesi kararlaştırılmıştır. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul ederken, İsrail'in Yahudi yerleşim faaliyetleri, uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak değerlendirilmektedir.

İLGİLİ HABERLER