ABD’nin Gizli Silahı: 'Havana Sendromu' Bilmecesinde Yeni Gelişmeler

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon), diplomatlar ve istihbarat görevlileri üzerinde etkili olduğu düşünülen 'Havana Sendromu' ile ilgili gizli bir cihazı test ettiği bilgisi gündeme geldi. Cihazın, beyin üzerinde etkili olabilecek radyo dalgaları yayma kapasitesine sahip olduğu öne sürülüyor. Bu durum, yıllardır inkar edilen Havana Sendromu tartışmalarını yeniden alevlendirdi ve ABD istihbarat topluluğu içinde derin görüş ayrılıklarına yol açtı.

Cihazın Satın Alınma Süreci

Kaynaklardan alınan bilgilere göre, söz konusu cihaz, eski ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin son döneminde, İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İç Güvenlik Soruşturmaları birimi tarafından gizli bir operasyonla edinildi. Pentagon tarafından sağlanan fonlarla gerçekleştirilen bu alımın maliyetinin 'sekiz haneli' bir rakamı bulduğu, ancak tam miktarın açıklanmadığı bildiriliyor.

Teknik Özellikler ve Kaynakları

Yetkililer, cihazın radyo dalgaları yayabildiğini belirtirken, bazı akademisyenler ve güvenlik uzmanları, Havana Sendromu vakalarının bu tür teknolojiyle ilişkili olabileceğini savunuyor. Cihazın tamamen Rus yapımı olmamakla birlikte, Rus menşeli parçalar içerdiği ifade ediliyor. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise taşınabilirliği; cihazın sırt çantasına sığacak kadar küçük olması.

Havana Sendromu Nedir?

Havana Sendromu, ilk olarak 2016 yılının sonlarında Küba'nın başkenti Havana'da görev yapan ABD diplomatlarının baş dönmesi, şiddetli baş ağrısı ve denge kaybı gibi semptomlar bildirmesiyle gündeme geldi. İzleyen yıllarda, benzer vakaların Rusya, Avrupa, Asya ve Orta Doğu dahil olmak üzere farklı ülkelerde rapor edilmesi, sendromun uluslararası bir mesele haline gelmesine sebep oldu.

İstihbarat Topluluğundaki Bölünme

Son on yıl içinde ABD istihbarat topluluğu, bu vakaların yabancı bir ülkenin yönlendirilmiş enerji saldırılarıyla bağlantılı olup olmadığını araştırdı. 2022 yılında yapılan bir istihbarat paneli, bazı vakaların 'harici bir kaynaktan yayılan elektromanyetik enerjiyle makul biçimde açıklanabileceğini' kaydetti. Ancak 2023'te, ABD istihbaratı, bu vakaların bir yabancı devlet tarafından yürütülen organize bir saldırı kampanyasıyla bağlantılı olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığını açıkladı.

Kongre ve Kamuoyuna Bilgi Sunumu

Geçtiğimiz yıl, Savunma yetkilileri, cihazla ilgili bulguları ABD Temsilciler Meclisi ve Senato İstihbarat Komitelerine kapalı oturumlarda sundu. Bazı yetkililer, eğer bu teknoloji gerçekten etkiliyse başka ülkelere de yayılmış olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu durum, ABD'li yetkililer için kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilecek yeni bir güvenlik tehdidi anlamına geliyor.

Mağdurların Tepkisi

Cihazın ortaya çıkışı, yıllardır seslerini duyurmaya çalışan mağdurlar için gecikmiş bir doğrulama olarak değerlendiriliyor. 2017 yılında Moskova'da saldırıya uğradığını belirten ve CIA'de görev yapmış olan Marc Polymeropoulos, bu durumun, ABD hükümetinin yıllardır nasıl bir tutum sergilediği konusunda kamuoyuna açık bir özür borcu olduğunu ifade etti. Mağdurlar, bu gelişmenin, yaşadıkları deneyimlerin nihayetinde resmi bir tanınma bulması açısından önemli bir adım olduğunu düşünüyor.

İLGİLİ HABERLER