ABD'de iki Temsilciler Meclisi üyesi, Jeffrey Epstein’in fuhuş ağıyla ilgili belgelerin yayımlanmasını denetlemek amacıyla federal mahkemeden "bağımsız denetçi" atanmasını talep etti. Bu gelişme, Epstein dosyalarının kamuoyuna açıklanmasında yaşanan gecikmelerin ve belirsizliklerin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Talep Edilen Denetçi ve Belgelerin Durumu
Demokrat Ro Khanna ve Cumhuriyetçi Thomas Massie, Federal Yargıç Paul Engelmayer'a hitaben yazdıkları mektubunda, Epstein dosyalarının yayımlanmasında gerekli şeffaflığın sağlanabilmesi için bağımsız bir denetçi atanmasını önerdiler. Mektupta, Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası'nın öncülerinden oldukları belirtilerek, ABD Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) yasaya uymadığını ve mahkeme kararlarını ihlal ettiğini ifade ettiler.
Adalet Bakanlığı'na, belirtilen belgelerin 19 Aralık 2025 tarihine kadar kamuoyuna açıklanması için bir süre tanındığı, ancak bu tarihe kadar tüm belgelerin yayımlanmadığı kaydedildi. Mektupta, DOJ’un 5 Ocak'ta sunduğu belgelerde yaklaşık 12 bin 285 belgeyi (125 bin 575 sayfa) hazırladığını bildirmesine rağmen, toplamda 2 milyondan fazla belgenin mevcut olduğu iddialarına dikkat çekildi.
Belgelerdeki Tutarsızlıklar ve Sansür İddiaları
Temsilciler Meclisi üyeleri, DOJ'un açıklamaları ile önceki beyanları arasında tutarsızlıklar olduğunu vurguladı ve bu durumun belgelere ilişkin ifşayı geciktirmek amacıyla muhtemel bir strateji olduğunu belirtti. Mektupta, Adalet Bakanlığı'nın öne çıkan siyasi figürleri korumak adına belgelerde sansür uyguladığı ve bunun yasal yükümlülüklerle çeliştiği iddia edildi. Ayrıca, DOJ’un tutumunun mağdurlar üzerinde ciddi travmalara yol açabileceği ifade edildi.
Önerilen Çözüm ve Gelecek Süreç
Khanna ve Massie, Epstein dosyalarına dair tüm belge ve elektronik kayıtların yasaya uygun bir şekilde kamuya açıklanmasını sağlamak için özel bir bilirkişi veya denetçi atanmasını önerdiler. Atanacak denetçinin, belgelerin gerçek kapsamını ve olası uygunsuz sansürleri mahkemeye bildirme yetkisine sahip olması gerektiği vurgulandı. Gerekirse bu süreçte Adalet Bakanlığı yetkililerinin de yer alması talep edildi.
Mektubun sona ermesinin ardından, bağımsız bir denetim mekanizmasının olmaması halinde DOJ’un yasada öngörülen tüm kayıtları kamuoyuna sunmayacağına dair inançlarını dile getirdiler. Bu durum, Epstein dosyalarının şeffaflığına yönelik kamu beklentilerini artırırken, Adalet Bakanlığı’nın bu konudaki tutumunun sorgulanmasına yol açıyor.